Tarih 06 Temmuz 2009, 15:35. Yazan keyifliblog.
Etiket:
film, kemal sunal, komedi, komik, sinema, tv, türk, türk filmi, türkiye
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın beni aradığı gün, Kemal
Sunal’ın ölümünün 9. yıldönümüydü... Unutulmaz sanatçı Kemal Sunal’ın
kabri başındaki anma töreninde ailesinin konuşmalarını izlerken bir
ayrıntı dikkatimi çekti.
O ayrıntıyı da sadece TRT verdi:
“Gül
Sunal, çok güzel bir Kemal Sunal belgeseli yaptıklarını, ama
yayınlayacak kanal bulamadıkları için evde dolapta durduğunu söyledi.”
Bunun üzerine Sunal ailesini aradım ve ilginç bilgilere ulaşım.
Kemal
Sunal, 82 film çevirdi. Ama o filmler televizyonlarda o kadar çok
yayınlandı ki, bize sanki birkaç bin film çevirmiş gibi geldi.
O filmlerle birkaç kuşak büyüdü.
Bugün
Türkiye’nin sayılı kanalları arasında yer alan bazı televizyonlar,
sadece Kemal Sunal filmi yayınlayarak pazarda kendine yer edindi.
Aynı televizyonların Sunal öldükten sonra belgeseli hazırlayıp yayınlaması gerekmez miydi?
Sunal’ın ölümünün üstünden tam dokuz yıl geçti, hiçbir kanal bunu yapmadı.
Televizyonlar
bunu yapmayınca, Kemal Sunal belgeselini ailesi yaptı. Üstelik bu öyle
bir belgesel ki, sadece Kemal Sunal’ın değil, dönemin Türk sinemasının
da belgeseli...
Belgesel için Sezen Aksu sözler yazdı, merhum Melih Kibar besteledi, ama Türkiye o belgeseli daha izleyemedi...
Çünkü hiçbir kanal yöneticisi, belgeseli alıp yayınlamadı.
Kemal Sunal, Türk sinemasının önemli kilometre taşlarından biri...
Üstelik Sunal, sinemaya adım attığı günden ölümüne kadar mesleği adına kullandığı her şeyi saklayan bir sanatçıydı.
Ailesi, ismini açıklamak istemedikleri bir Kültür Bakanımıza şöyle bir teklifte bulundu:
“Kemal Sunal Müzesi için bir yer tahsis ederseniz, eşyalarını orada sergilemek isteriz.”
Kültür Bakanı ne yanıt verse beğenirsiniz?
“Kemal Sunal, o kadar çok şey yaptı ki, bize yapacak bir şey bırakmadı.”
Böylesine insanların Kültür Bakanı olduğu bir ülkede elbette ki Kemal Sunal Müzesi’ne ayıracak yer bulunmaz!
Yayınladıkları
Kemal Sunal filmleri sayesinde kendilerini “reyting sihirbazı” ilan
eden televizyoncuların olduğu bir ülkede tabii ki Kemal Sunal
belgeselini yayınlanacak kanal çıkmaz!
İster misiniz yine Mustafa
Sarıgül hepsinden erken davransın ve Kemal Sunal Müzesi için yer
versin, açılışını da sanatçının ölümünün 10. yılında yapsın,
belgeseline de sponsor olup, bir kanalda yayınlatsın.
Ali Eyüpoğlu
Tarih 06 Temmuz 2009, 15:30. Yazan keyifliblog.
Etiket:
haber, haberler, kavga, magazi, n, okan bayülgen, show, showmen, televizyon, tv, tv keyfi, yaşam
Fox TV'deki programlarda Okan Bayülgen ile ilgili kimi haberler ünlü şovmeni çileden çıkarttı ve...
Magazin medyası ile kavgalı olduğu bilinen Okan Bayülgen'e yönelik çeşitli iddialardan oluşan haberler, Fox TV ekranlarındaki bazı programlarda yayınlanmıştı. Köşe yazarlarının da tepkisi çeken Fox TV'nin bu yayınlarından birisi de 'Okan Bayülgen'in herkesten gizlediği biyolojik babası olduğu bir oğlu' bulunduğu yönündeki bir iddiaydı.
Kanal D'de ekrana gelen Disko Kralı programında bu konuyu Medya Canavarı isimli bölüme taşımaktan son anda vazgeçen Bayülgen, konuyu mahkemeye taşıyacağını belirtti ve basın davalarında yayıncı kuruluşları ciddi şekilde cezalandıracak kararlar çıkmamasından yakındı.
Bayülgen, özetle programda şu ifadeleri kullandı:
KISKANÇLIK VE ÇEKEMEMEZLİK
"Hafta boyunca benimle ilgili berbat bir kampanya başlamış olan Fox TV ile oradaki bir adamla ilgili. Şimdi onun ismini de söylemek istemiyorum, çünkü söylersem küfür etmeye başlayacağım. Bildiğiniz gibi normal vatandaşlar kötü insanlara karşı, yani sadece haysiyetsiz, kıskançlık ve çekememezlikle yapılmış haberlere karşı bir süre sonra eliniz kolunuz bağlanıyor.
ELLERİNDE YENİ BİR MALZEME VAR
Yıllardır benimle ilgili berbat haberler yapıyorlardı. Benim hiçbir şeyim kalmadı. Ne uyuşturucu kullandığım kaldı, ne tecavüzcü olduğum kaldı, ne eşcinsel olduğum kaldı. Bütün bunlara gülüp geçiyordum. Şimdi ellerinde yeni ve çok ilginç bir malzeme var.
Birçok sanatçıyı bu yolla mahvetmeye çalıştılar. Aynı kıskançlık ve çekememezlikle. Bu eş ve çocuk meselesi. Bu hafta sadece 50 dakika bir az sonrayı 'Okan'ın çocuğunun babası kim?' diye gösteren bu Fox TV arkasından benimle çok az alakası olan bir ailenin, yani babasını kaybetmiş bir çocuğun ve Türkçe bilen bir çocuğu, ki Avusturya'ya kadar da ulaştı o haberler... Çocuğun biyolojik babasının ben olduğumu iddia ettiler.
AMERİKA'DA OLSA FOX TV'Yİ BATIRIRSIN
Buraya kadar geldiği zaman diyorsunuz ki kendi kendinize 'Ben, eşim ya da çocuğum biz zırhlarla kaplıyız. Bunlar hiç bize zarar vermez. Fakat bir başka aile telefon açıyor ve diyor ki, 'Böyle birşey nasıl olabilir? Yani ben bunlara dava açacağım' falan... Bu Fox televizyonunda bu işi yapan adama ve adamlara. Ben de diyorum ki, 'Hiç uğraşma, çünkü Türkiye'de bunun bi çaresi yok'... Amerika'da olsa batırırsın Fox TV'yi böyle bir şey için.
YAPTIKLARI YANLARINA KALIYOR
Türkiye'de maalesef basın davalarında bu işin bedeli 5 bin lira falan, hiçbir önemi yok. Hakkınızda ne derlerse desinler. Bi 5 bin alıyorsun, bi 10 bin alıyorsun. Adamlara hiçbir zarar vermiyor. Zaten bunu da yaptıklarıyla kalıyorlar. Dava açılacak...
BUNUN KARŞILIĞI YOK
Biz hani bunların yaptıkları bir takım yayınlarla falan dalga geçtik ya, o komedinin sınırları içinde yaptığımız bir şey. Onun karşılığı o kadar edepten, adaptan uzak, saldırgan ve çirkin bir şekilde veriliyor ki... Bunun karşılığı yok. Bunun karşılığı bir adamı, iki adamı cezalandıracağım diye yani lafla, hareketle cezalandıracağım diye vermeye kalkıyorsun, fakat kendi seyircin önünde rezil olma ihtimalin var.
ZEKİ MÜREN, BARIŞ MANÇO, CEM KARACA BUNLARIN GAZABINA UĞRADI.
Bunu herkese yaptılar. Türkiye'nin yıllarca bağrına bastığı, ki ben onlardan birisi değilim bakın öyle bir şey de kast etmiyorum... Yıllarca bağrına bastığı büyük sanatçıları ne sağlıklarında rahat bıraktılar, ne öldükten sonra rahat bıraktılar. Herkes bu çapsız, zavallı adamların gazabına uğradı. Kimler uğradı? Zeki Müren bunların gazabına uğradı, Barış Manço bunların gazabına uğradı, Cem Karaca bunların gazabına uğradı. Şimdi, Sezen Aksu bunların gazabına uğradı. İbrahim Tatlıses bunların gazabına uğradı.
YARGIYA BAŞVURMAKTAN BAŞKA ÇAREM YOKBütün vatandaşlar gibi örnek bir şekilde sadece yargıya başvurmaktan başka bir çarem yok."
Televizyon Gazetesi